yün halı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yün halı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2011 Pazartesi

19. Yüzyıl Cami Halısı Tasarımı


19. yüzyıldan itibaren batılı şirketlerin Anadolu'da halı dokutturduğu yıllardan itibaren ticari açıdan boyutları göz önünde bulundurularak, Taban halısı, kelle halısı, karyola halısı, somya halısı, yolluk, çeyrek halı, minder gibi halı tipleri yaygınlaşmıştır.

Geleneksel halı sanatının günümüz üretimine aktarılmasında, özgün tasarıma alt yapı oluşturacak özelliklerin sınırlarının iyi belirlenmesi gerekmektedir. Bir halı tasarımı yaparken, halının genel karakterinin yöre özelliklerine göre belirlenmesi, düğüm sıklığının ve hav yüksekliğinin tespit edilmesi, çalışılacak yöreye özgü halıların kompozisyon şemalarının ve motiflerin özümsenmesi ve kullanılacak malzeme seçimi büyük önem taşımaktadır.
Geleneksel bir halı tasarımında öncelikle halı tipine uygun olarak hazırlanmış özel kareli kağıtların kullanılması belirlenen düğüm sıklığındaki kaliteyi sağlamak amacıyla tasarımcıya yarar sağlamaktadır. 40 x 40 dm2, 60 x 60 dm2 gibi kalitedeki halı tasarımları için Hereke tipi halı kağıdı, 25 x 35 dm2, 18 x 24 dm2 gibi kalitedeki halı tasarımları için ise Isparta tipi halı kağıdı kullanılmalıdır.
Tasarımı yapılacak yöre halısının karakterini belirlerken değişik dönemlere ait örneklerde kullanılmış motif ve renk karakterleri incelenmeli, dolayısıyla eldeki belgeye sadık kalarak motiflerin bozulmadan aktarılması sağlanmalıdır. Bu aktarım yapılırken motiflerin kullanıldıkları dönemlere dikkat edilerek aynı dönem motiflerinin birlikte kullanılması yapılacak olan yeni bir tasarımda geleneksel ifadenin taşınmasını sağlayacaktır.

"Tasarımda sentezleme en önemli konudur. Tasarımı yapılacak bir yörenin halı örnekleri analiz edildiğinde ve ayrıntıları yok edilerek yalınlaştırıldığında, tasarım için çok önemli olan biçim ve kurgu ile onu oluşturan elemanlar görülmektedir. Bunlar, yüzeyin düzenlenmesini sağlayan temel geometrik kurgu ve bu düzene göre yerini almış olan biçimlerin ve renklerin organizasyonudur."55 Dolayısıyla, tasarımda kullanılacak motiflerin belirlenmesinin ardından, tasarımı yapılacak yöre halılarına ait kompozisyon şemalarının çıkarılması, geleneksel bir halı tasarımı yapmada tasarımcıya referans oluşturacak bir diğer kaynaktır. Bir yöreye ait birden fazla kompozisyon şeması tespit edilebilir ve benzer örnekler kendi içinde gruplandırılabilir. Böylece tasarımcı istediği şema üzerinde tasarımını şekillendirebilir.

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Bergama'da Halıcılığın Tarihsel Gelişimi


Halı dokuyuculuğunun Anadolu'da eski bir gelenek olduğu bilinmektedir. Geleneğe bağlı üretilen halılar zaman içinde gelişerek ve değişerek günümüze kadar gelebilmiştir. Bu süreçte halıcılık alanında yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda da halılar dokundukları yörelerin isimleri ile adlandırılmış ve böylece halıları tanımlamada bir sınıflandırma getirilmiştir. Batı Anadolu'da da, aralarında Bergama'nın da bulunduğu birçok ünlü halıcılık merkezi vardır.

Bergama yöresinde, geçim kaynaklarının kısıtlı olması, hem kadının hem de erkeğin beraber çalışmasını zorunlu kılmıştır. Konargöçer yaşam tarzını benimsemiş yörüklerden oluşan halkın, yaz ve kış aylarında yaşam alanlarını iklime uygun yerlerde seçmeleri, dolayısıyla yaşam şartlarının ağır olması, günlük kullanımdaki

19 Ağustos 2011 Cuma

BEYŞEHİR HALILARI


1905 yılı için halının başlangıç tarihi diyebiliriz. Bizim konumuz olan Beyşehir halıları da bundan 25 yıl sonra yani 21930 yılında Beyşehir Eşrefoğlu Camiinde Rief Stahl tarafından bulunmuştur. Bu yerde Konya’nın güneydoğusunda, Beyşehir Gölü kıyısında bir yerdir. Beyşehir Eşrefoğlu Camiinde b bulunan halılar 4 parçadır.
Bu 4 halı parçasını kısaca inceleyecek olursak;
1. Halı: Konya halılarından birinin çok benzeridir. Diğer ikisi ya yüzyılın sonunda ya da 14. yüzyılın ilk yarısından Selçuklu Döneminden kalma olduğu düşünülmektedir.
4. halı: 15. yüzyıldan kalmadır.
Bu inceleyeceğimiz halılarda baklama deseninin değişik şekillerini göreceğiz.
Beyşehir Eşrefoğlu Camiinde bulunan halılardan Selçuklu Dönemine giren ikisi Konya’da, Mevlana Müzesinde bulunmaktadır. 170cm x 254 cm boyutlu olanı 3 mayıs 1932’de getirilmiştir. Bu halıda koyu mavi zeminde, açık mavi iki tarafından çengeller çıkan baklavaların sonsuz sıralanışı gösteriliyor.
Bunların ortalarında kırmızı, koyu mavi veya sarı yıldızlar vardır. Bu yıldızların göbeklerinde ise zıt renkler kullanılarak kare veya baklavalar görülmektedir. Çengeller arası boşluklar ise kırmızı, açık mavi, sarı benekli birer baklavalarla doldurulmuştur.
Şimdi bu halıların desenine dikkat edin.
Bu halının deseninde gördüğünüz baklavanın iki ucundan çıkan çengel görünümündeki desen örneği Londra’da Ceylon Tea Center isimli çay kutularında amblem olarak kullanılmıştır. Bu desende Koç Boynuzuna benzemektedir.  Bu motif daha sonraları da 18. yüzyılda Anadolu halı ve seccadelerinde yaşatılmıştır. Bu motifi ince sütunlarla ayrılmış 3 mihraplı Ladik seccadesinin bordüründe görebiliyoruz.
Bir başka halıya geçecek olursak, 49 cm x 116 cm boyutu, çok küçük bir parça olan diğer Selçuklu halısında ise Konya halısında gördüğümüz örneği renk farkı ile tekrarlamaktadır. İkisini inceleyip karşılaştıracak olursak, oradaki 8 köşeli çifte yıldızlardan sadece kenarlar kalmıştır. Bunları birleştiren kancalı şeritler ise iyice belli olmuştur. Bu motifler 13. yüzyıl sonu Beyşehir Selçuklu halısındaki motiflere bire bir benzemektedir. Dar bordürde ise Kufi harflerden bir desen hazırlanıp sıralanmıştır.
Bir diğer halı ise Beyşehir Selçuklu halısının parçasıdır. Halının tamamı 260 cm x 500 cm’dir. Konya’ya getirildiği zaman kayıptı ve sadece Rief Stahl’in yayınlamış olduğu resimlerden biliniyordu. Bir makalesinde bunun 5 m uzunluktaki büyük halıdan kalma bir parça olduğu yazıyordu. Birçok halıda karşımıza çıkan iki ucunda çengel olan baklava motifinin Bizans kumaşlarından alındığını, fakat sistem olarak farklı zemine uygulandığından Türk karakteri kazandığını söylemektedir.
Koyu mavi üzerine açık mavi üsluplanmıştır. Beyaz konturlu, köşeli bir çiçek motifi sağlı sollu ilk burada kullanılmıştır. Uçları kancalı çiçekler içinden, küçük saplı, köşeli tomurcuklar sarkmaktadır.
Geniş Bordür ise patlıcan renginde bir zemine koyu mavi olarak eli belinde ve kufi desenler kullanılarak kombine edilmiştir.
Dar bordürde ise kızıl kahve üzerine açık sarı kufiler görülmektedir.
Şimdi bahsettiğim, halının küçük parçasıydı. Büyük parça ise geçen yıllarda Londra’da bir koleksiyonda meydana çıkmış ve 1978’de renkli olarak yayınlanmıştır. Boyutu 207 cm x 185 cm’dir.
Argaçlar (çözgü) :  Beyaz ve açık kahverengi, tabii yünden.
Arışlar ise (atkı)  :  Kızıl kahverengi olup Gördes (Türk düğümü) sayılmış.
5 m uzunluktaki halıdan burada yalnız 2 m’si vardır. Dikkati çeken çiçek motifleri geometrik bir özellik kazanmıştır. Burada da koyu mavi üzerine açık mavi olarak köşeli çiçek motifleri bir sağa bir sola olarak ilk burada ortaya çıkmaktadır.
Halının tam genişliği 260 cm, bordür ise 63 cm’dir. Yayınlarda açık mavi üzerine, koyu mavi olarak gösterilen geniş bordür, kızıl patlıcanı üzerine koyu mavi olarak eli belinde motifleriyle zenginleştirilmiştir. Dar bordür ise açık sarı üzerine, kızıl kahverengi kufi harflerden motifler bulunmaktadır.
5 metre denilen bu halının boyuna ne Konya ne de Selçuklu halılarının hiçbiri ulaşmadı. Bu 5 metre uzunluğundaki Eşrefoğlu Camiinde bulunan halı için bir kanıya varılmaktadır. Eşrefoğlu Camiinin tamamlanma ve açılış tarihi olan 1298’den sonra tarihlendirilmektedir. O zaman bu halı 13. yüzyıla ait sonucu çıkmaktadır.
Bu halıyı Wachington’da bir müzenin direktörüne satmaya kalkmışlar, tam alacakları sırada kayıp olan Beyşehir Selçuklu halısının ta kendisi olduğu öğrenilmiş, müdür de almaktan vazgeçmiş.